İlk olarak söze “itibar” ve “kurumsal itibar” kavramlarının sözlükte karşılıklarını açıklamakla başlamak istiyorum. İtibar kelimesi, saygı görme, saygınlık, prestij olarak tanımlamıştır. Kurumsal itibar üzerine çalışmış üç yazara göre (Barnett, Jermier ve Laffery) kurumsal itibar kavramı; zaman içinde kuruma atfedilmiş olan finansal, sosyal ve çevresel etkilerin değerlendirmesini baz alan gözlemcilerin kurumla ilgili kolektif yargılarıdır.
Kurumsal itibarın, kurumlar için bu kadar öne çıkmasının nedenleri arasında, rekabetin artması en önemlisidir. Stratejistler, kurum itibarını rakiplere karşı bir üstünlük olarak görmektedirler.İtibar denilirken sadece kurumun geçmiş stratejilerinden akılda kalan durum olarak algılanmamalıdır. Artık günümüzde, kurumların şimdiki zamanlarında da itibarlarını iyi yönetmeleri gerekmektedir.
Bir kurum için “itibar” oluşturmak oldukça zordur. Bunun nedeni ise itibar kavramı uzun bir zaman içinde oluşan, yaratılması zor fakat bozulması kolay olan bir kavramdır. Bunun yanında yukarıda ki paragrafta da belirttiğim gibi itibarını oluşturan bir kurumun, itibarı henüz oluşmamış ya da oluşma safhasında olan bir rakip kuruma karşı çok büyük avantajı bulunmaktadır.
Kurumsal itibarı oluşturmak için bazı faktörler gereklidir. Bunlardan bazıları, hizmet ve ürün kalitesi, müşteri memnuniyeti, kurumun yürüttüğü sosyal sorumluluk kampanyaları, çalışan memnuniyeti ve sadakati gibi faktörlerdir. Sonuç olarak kurumun paydaşlarının kurum hakkındaki, deneyimlerinden, tutumlarından ve düşüncelerinden yola çıkarak, kurum hakkında vardıkları sonuç, kurumların itibarlarını oluşturmalarında çok önemlidir. Kurumun paydaşları; kurumun faaliyetlerinden fayda sağlayan veya zarar gören birey veya gruplardır.
Bu paydaşlar 2’ye ayrılmaktadır:
Birincil ve Ana Paydaşlar: Kurumun kararlarından doğrudan etkilenen paydaşlardır. Bunlar; çalışanlar, yönetim, hissedarlar, yerel topluluklar, tedarikçilerdir.
İkincil Paydaşlar: Kurumun kararlarından dolaylı yolla etkilenen paydaşlardır. Bunlar; rakipler, medya, ulusal toplum, finans piyasaları gibi.
Kurumsal itibar kavramının daha iyi kavranması için kurum kimliği ve kurum imajı kavramlarının daha iyi araştırılması gerekmektedir.
Kurum kimliği; asıl olarak kurumların çalışanları tarafından düşünülen “biz kimiz?” sorusunun cevabıdır.
Kurum imajı; kurumun dışa yansıyan görüntüsüdür.
Bu kavramların kurumsal itibar üzerinde azımsanmayacak derecede bir etkisi bulunmaktadır. Kurum kimliğini oturtmuş olan bir kurum, birincil paydaşları arasında bulunan çalışanları tarafından kurumsal itibarının bir yarısını oluşturmuş demektir. Çalışanlar artık “biz kimiz?” sorusunun cevabını verebiliyorlar ise, çalışanların gözünden kurum itibarı oluşmuş demektir. Yine birincil paydaşları arasında olan müşterileri tarafından ve ikincil paydaşları arasında olan her paydaş açısından kurum imajı düzgün bir şekilde oluşmuş ise, kurumsal itibarının geriye kalan kısmı da oturtulmuş demektir. Kurum kimliği ve kurum imajı, kurumsal itibarı oluşturan öğelerdir.
by Canan Akyavaş
